travma.gen.tr https://www.travma.gen.tr Travma, Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, travma.gen.tr Wed, 27 Jul 2016 00:00:00 +0000 Sun, 19 May 2019 00:00:00 +0000 60 Çocuklarda Kafa Travması https://www.travma.gen.tr/cocuklarda-kafa-travmasi.html Mon, 03 Dec 2018 22:32:30 +0000 Çocuklarda Kafa Travması, yürümeyi henüz yeni öğrenmeye başlamış olan ve yerinde hiç durmadan devamlı hareket eden çocuklar sıklıkla yere düşerek kafalarında ufak tefek sıyrık ya da şişlikler meydana gelmektedir. Ancak bu Çocuklarda Kafa Travması, yürümeyi henüz yeni öğrenmeye başlamış olan ve yerinde hiç durmadan devamlı hareket eden çocuklar sıklıkla yere düşerek kafalarında ufak tefek sıyrık ya da şişlikler meydana gelmektedir. Ancak bu düşüşler hem anne hem de babaları oldukça endişe duymasına ve korkmasına sebep olmaktadır. Bu tür küçük kafa travmalarında anne ve babalar endişe duyduğu için hemen acillere başvurmaktadır. Fakat başvurulan bu vakaların yaklaşık olarak % 95'i hiç bir sorun gözlenmemektedir. Bu endişe sebebi ile çocuk röntgen filmine maruz kaldığı için istenmeden radyasyon almasına da sebep olmaktadır.  Çoğunlukla bu tür düşüşlerde çok ciddi problemlere neden olmadan kafada hafif morluklar ve küçük şişlikler ile atlatılabilmektedir. Ancak çocuk kendi boyundan çok yüksek olan bir yerden düşmüş ise, oldukça ciddi olan kafa travmaları oluşabilmektedir. 

Çocuklarda Kafa Travması Belirtileri
  • Çocuğunuz düştüğünde kafasını yere çarpma sonrasında nefes alışverişinde zorluklar gözleniyorsa
  • Çocuk havale geçiriyorsa
  • Çocukta kafa travmasına bağlı olarak bilinç kaybı söz konusu ise
  • Çocukta kafa travmasından sonra ağzından, kulağından ya da burnundan şeffaf bir su ya da kan geliyor ise, zaman kaybedilmeden acil hemen hastaneye ulaşılmalıdır.
  • Çocuk düştükten sonra durmadan ağlıyor ve huzursuzluğu durumu 
  • Eğer çocuk birden fazla kusmuş ise
  • Çocuk düştü ve ilk sersemliği atlattı, fakat uyku hali var ve çocuğu uyandırmak da güçlük çekiliyorsa
  • Kafa travması sonrası çocuk bakışlarını sabitleyemiyor, hatta göz bebeklerinde meydana gelen büyüklük durumu olduğunda
  • Düşmeden sonra çocuk bacaklarını ve kollarını hareket ettiremiyor ya da yürüyemiyorsa
  • Çocukta gittikçe artan bir ağrı söz konusu ise, hiç zaman kaybedilmeden doktor tarafından muayene edilmesi gerekmektedir. 
Çocuklarda Kafa Travması
Çocuklarda Kafa Travması Sonrasında Belirtiler Gözlenmedi İse Neler Yapılmalıdır Kafa travmasından sonra çocukta bu belirtilerden hiç biri gözlenmemiş ise, hemen çocuk sakinleştirilmelidir. Kafasını vurduğu bölgeye buz ya da soğuk kompres uygulayarak şişmesi engellenebilir. Eğer gerekli bir durum olursa, hekime başvurarak bir ağrı kesici verilerek çocuğun dinlenmesi sağlanabilir. Kafa travmasından sonra çocukta ilk saatler her şey normalmiş gibi görülebilir, ancak yinede çocuk 24 saat anne ve baba tarafından evde gözlemi yapılmasında büyük fayda vardır. Çünkü çocukta dikkatinizi çekecek normal dışı bir olay fark ederseniz mutlaka doktoru bilgilendirmelisiniz. Kafa travması yaşamış olan çocuk genellikle uyutulur, fakat anne ve babanın gece uyumadan sürekli çocuğu gözlem altında tutmalıdır ve uykuda meydana gelebilecek herhangi yaşanacak bir olaya fırsat verilmemelidir. 
]]>
Ruhsal Travma https://www.travma.gen.tr/ruhsal-travma.html Tue, 04 Dec 2018 17:30:48 +0000 Ruhsal Travma, kişinin yaşamsal bütünlüğünü fiziksel ve bedensel olarak tehdit eden dehşet, korku, çaresizlik, utanç gibi duygulara neden olan ve kişinin duygusal çöküntüsüne sebep olan durum ve davranışların bütününe tr Ruhsal Travma, kişinin yaşamsal bütünlüğünü fiziksel ve bedensel olarak tehdit eden dehşet, korku, çaresizlik, utanç gibi duygulara neden olan ve kişinin duygusal çöküntüsüne sebep olan durum ve davranışların bütününe travma adı verilir. Taciz, tecavüz, gasp olayları, çocukluktan beri gelen sevgisizlik, doğal afetler, trafik kazaları, ölüm ve intihar, savaş gibi olayların hepsi ruhsal travma kapsamına girmektedir. İnsanlar genellikle bilineni bilinmeyene tercih eder. Yani gelecek olayları düşünme, kontrol etme ve bu olaylar ile başa çıkma isteği insanların tercih ettiği düşüncelerdir. İşte travma olayları sonrası kişi kontrol ve düşünme mekanizmalarını doğru şekilde kullanamaz hale gelir. Kişinin hayatında ani olarak gelişen olaylar kişide duygu-durum bozukluğuna neden olabilmektedir. Kişide ruhsal travma öncesi akut stres bozukluğu ve travma sonrasında da travma sonrası stres bozukluğu ortaya çıkmaktadır. 

Ruhsal travmaya neden olan olaylar 

Özellikle toplumumuz içinde oldukça yaygın olan ruhsal travmalar şunlardır:
  • Deprem, sel gibi doğal afetler
  • Savaş
  • Kitlesel göçler
  • Cinsel veya fiziksel saldırıya uğrama
  • Çocukluk çağında taciz ve tecavüze uğrama
  • İşkence, tutsaklık
  • Trafik kazaları, beklenmeyen ölümler
  • Yaralanmalar
  • Aldatılma ve boşanma
  • Çocukluktan beri aşağılanma
Kişi bu travmatik olayları doğrudan yaşayabilir, olaya tanık olabilir veya bunun haberini alıp etkilenir. Ancak bu olayı yaşayan kişi de daha kötü sonuçlar doğurmaktadır. 

Ruhsal travma sonrası ortaya çıkabilecek belirtiler
  • Kişi istem dışı bir şekilde olayı tekrar tekrar anımsayabilir, kendini bu olayı düşünmekten alıkoyamaz ve rüyalarında bu olayı görebilir. Kişi bu olayı bazen bir nesne, bazen bir cümle bazen de bir görüntü ile travmanın tetiklenmesi sonucu ortaya çıkar. Bu anlarda kişi stresli, sinirli, çaresizmiş gibi hissedebilir. 
  • Ruhsal travmaya neden olan olayın getirdiği acı ve ıstırabı yok etmek için sürekli kaçmaya çalışır. Olayı hatırlatan konuşmalardan, nesnelerden ve görüntülerden kişi sürekli kaçınmak ister. Örneğin Marmara depremini yaşayan bir kişi olay gece olduğu için Karanlıktan korkma ve karanlıktan kaçma gibi durumlara sahip olabilir. 
  • Ruhsal travmaya maruz kalan kişiler özellikle uyku sürdürmekte ve uykuya dalmakta çok zorlanırlar. Kabuslar gördüğünüz söyleyerek uyanır ve irkilme belirtileri gösterir. Travma sonrası herkeste travma sonrası stres bozukluğu görülmeyebilir. Bu kişinin olayı nasıl algıladığını ve olaya nasıl bir bakış açısıyla baktığıyla ilgilidir. Ayrıca kaygılı kişilik yapısı, daha önce yaşanan anksiyete bozuklukları, olumsuz yaşam gibi etkenlerin travma olayına maruz kalma sonrası travma sonrası stres bozukluğuna neden olmaktadır. 
  • Travmatik olaylar sonrası kişi düşüncelerinin bastırılması için bazı yollar deneyebilir. Ancak bu yollar kişinin sıkıntısını arttırmaya neden olmaktadır.
  • Beyin aslında bu olayları sık sık düşünerek yeniden işlemlendirmeye çalışır. Bu olayların yaşatılması beynin bir uyarısı olarak görülebilir. Aslında kişi bu olaylardan kaçınmaya çalışarak aslında tedaviden kaçmaktadır. Kişi düşünmemeye çalışarak beynin bu olayı işlemlemesine izin vermez.
Ruhsal TravmaRuhsal travma tedavisi

Tedavi için genellikle kişiler zamana bırakmayı tercih eder. Ancak kimi ruhsal travma sonucu zaman pek de İlaç olmayabilir. Kişi unutmaya çalıştıkça daha çok olayı hatırlar. Kişi geçmişte yaşadığı olayı ilk başlarda pek önemsemez. Ancak daha sonra bir nesne ile bu travma tetiklenebilir. Örneğin kişi geçmişinde bir cinsel taciz yaşamış ise bu gelecekte bir cinsel işlev sorunu olarak tekrar yaşayabilir. Ayrıca ruhsal travma sonrası sosyal destek de oldukça önemlidir. Kişinin güven d]]> Psikolojik Travma https://www.travma.gen.tr/psikolojik-travma.html Wed, 05 Dec 2018 14:12:58 +0000 Psikolojik Travma, psikolojik travma insanların hayatını ve vücut bütünlüğünü veya ruhsal dengesini bozan ve duygusal anlamda tek başına üstesinden gelemediği olaylar karşısında yaşadığı bir olaydır.B Psikolojik Travma, psikolojik travma insanların hayatını ve vücut bütünlüğünü veya ruhsal dengesini bozan ve duygusal anlamda tek başına üstesinden gelemediği olaylar karşısında yaşadığı bir olaydır.

Bazen kişiler başından geçen olayların yarattığı stresle dayanabilme gücünü aştığında psikolojik travmalar ortaya çıkar. Travma aslında kişisel bir deyimdir. Çünkü yaşanan olay veya olaylar kişinin hayatını, duygularını ve düşüncelerini ne kadar olumsuz etkilediğiyle alakalı bir durumdur. Yaşanan olaylar bazı kişileri derinden etkilerken bazı bazı kişileri de daha az etkiler bu nedenle de yaşanan olayların travmatik olup olmadığını araştırmak gerekir. Daha doğrusu bu olayın kişiyi duygusal anlamda nasıl etkilediğine bakılması gerekmektedir.

Psikolojik Travmaya neden olan olaylar; bu durum genellikle aile şiddet, cinsel istismar, hayatı tehdit edecek bir hastalığa yakalanmak, işkence, doğal afetler, trafik kazaları, saldırıya uğramak veya saldırıya uğrayan birini görmek, çok sevdiği bir yakınını kaybetmek, işsiz kalmak, ayrılık ve boşanma, terör olayları gibi.

Psilolojik Travma sonrası yaşananlar; psikolojik travma sonrası yaşananları da üç grupta inceleyebiliriz. Bunlar duygusal açıdan verilen tepkiler, fiziksel açıdan verilen tepkiler ve davranışsal tepkilerdir.

Duygusal tepkiler; bunlar üzüntü, öfke, suçluluk, korku, aşırı sinirlilik, umutsuzluk, karamsarlık, endişe ve çaresizlik gibi tepkilerdir. 
Çocuklarda ise bu durum genellikle endişe ve korku şeklinde kendini belli eder. Çocuklar genelde ailesinden ayrılıp yalnız kalmaktan ve ölümden korkarlar.

Fiziksel tepkiler; psikolojik travmadan sonra fiziksel tepkiler ise baş ağrısı, mide bulantısı, göğüste ağrı hissi, kalp sıkışması, iştahsızlık veya çok yemek yeme, nefes darlığı, sürekli yorgunluk ve uyku hali gibi sebeplerde bedenimizin psikolojik travma karşısında bir çeşit kendini gösterme halidir

Psikolojik Travma
Davranışsal tepkiler;  psikolojik tavma sonucu yaşanan davranışsal tepkiler ise uyku problemleri, sosyal çevreden uzaklaşma, alkol ve madde kullanımı, yeme problemleri, içe kapanma, konuşmama, dikkat problemleri yaşanmaktadır.

Psikolojik Travmanın Tedavisi; psikolojik travma yaşayan kişilerin bu durumu ister fiziksel isterse duygusal olsun onlar için güvenli bir ortam yaratılmalı, seçimlerine izin verilmeli gerekirse desteklenmeli, psikolojik travmaya sebep olan olayları konuşup dertleşebilmelerine yardımcı olunmalıdır.
Psikolojik travma belirtisi gösteren kişileri gerekli yardımı alabilecekleri bir uzmana veya kuruma götürülmelidir. Psikolojik travma yaşayan kişilerin uzman bir doktor sayesinde ilaç tedavisine mi yoksa psikoterapiye mi ihtiyacı olduğuna karar verir ve kişiye uygun olan tedavi yöntemi uygulanır.
]]>
Beyin Travması https://www.travma.gen.tr/beyin-travmasi.html Thu, 06 Dec 2018 00:09:10 +0000 Beyin travması; kafatasının sarsılması, zedelenmesi veya kırılmasında oluşan beyin dokularında görülen ciddi zedelenme ve alınan darbelere beyin travması denir. Beyin travması genellikle trafik kazalarında kazazede Beyin travması; kafatasının sarsılması, zedelenmesi veya kırılmasında oluşan beyin dokularında görülen ciddi zedelenme ve alınan darbelere beyin travması denir. Beyin travması genellikle trafik kazalarında kazazedelerin en çok karşı karşıya kaldığı travmalardandır, beyin travması. Baş kısmında oluşabilecek  en ufak bir çarpma veya alınan darbe beyin fonksiyonlarına zarar vererek beyin travmasını gösterebilir.  Beyin travmasında beyin fonksiyonları öldüğü için sinir hücreleri ölmesiyle birlikte, beyinde oluşan yüksek basınçla birlikte bilinç kaybı da oluşur. Beyin travmasında oluşan yüksek basınç ve kafa tasında oluşan kemiklerin zarar görmesiyle birlikte, saat nabız yavaşlaması, bulantı, kusma, beyin travmasına bağlı olarak iç kanama oluşabilir. Beyin travması çok ciddi bir durumdur. Beyin travmasında geçirilen ani şokla birlikte, beyin travması geçiren kişi en az 48 zihni kapalı olur ve bilinç kaybı yaşar. Oluşan beyin travmalarında zihnin açık ve kapalı olma durumuna göre gösterilen faaliyetler değişir. Beyin travmasında oluşan kişinin zihni açıksa, kafatasında kırılmalar oluşur, kapalı bir zihinde kafatası kırılmaları oluşmadan sadece beyin travması geçirilir. Beyin travmalarında en çok motor kazalarında şiddetli beyin kemiklerinin çatlaması görülür. 60 yaş üstü kişilerde beyin travması daha çok karşılaşıla durumdur. Beyin travması geçiren kişinin mutlaka bireysel terapi almalıdır. Bireysel tedaviyle birlikte psikolojik ve nöroloji uzmanıyla görüşülmesinde fayda olacaktır.

Beyin Travması

Beyin travması tedavisi; beyin travmasının geçiş süresi ve tedavisi biraz hastanın durumuna ve yapısına bağlıdır. Bu süreç 1 yıl ve daha fazla sürebilir. Beyin travmasının tedavisi için yapılan tek şey beyin ve kafa taşı basınçın düzenli bir şekilde kontrol altında olması gerekir. Beyin cerahı ve psikolog eşliğinde bu süreci sabırla geçirmek gerekir. Beyin travması tedavisinde oluşan çok sorunları ve konuşma geriliği görülür. Oluşabilecek geçici kekemelik gibi dil sıkıntıları oluşur.  Bu sıkıntılar için psikolog eşliğinde terapi yapmak ve düzenli kontroller yaptırmak beyin travması için yapılan tedavi yöntemleridir .

]]>
Bebeklerde Kafa Travması https://www.travma.gen.tr/bebeklerde-kafa-travmasi.html Thu, 06 Dec 2018 01:14:29 +0000 Bebeklerde kafa travması: Her insanda görülen kafa travması çok risklidir. Fakat bebeklerin kafa yapısı henüz gelişmediği için çok daha bir risk taşır. O yüzden bebeklerin başında bulunan bıngıldağına çok dikkat edilmeli Bebeklerde kafa travması: Her insanda görülen kafa travması çok risklidir. Fakat bebeklerin kafa yapısı henüz gelişmediği için çok daha bir risk taşır. O yüzden bebeklerin başında bulunan bıngıldağına çok dikkat edilmelidir. Herhangi bir temas da hemen zarar görebilir. Yeni doğan bebeklerin başına aldığı darbe çok sert değilse herhangi bir risk taşımaz. Bebeğin kafatası içerisinde bulunan beyni, koruyucu bir zar ile bıngıldak bölümünü koruma altına almıştır. Bıngıldak genellikle çok hassas en ufak bir temas da zarar görüleceği sanılır fakat aksine koruyu bir zar ile korunduğu için çok da hassas değildir. 

1-2 yaştan küçük çocuklar kafalarına herhangi sert bir temas aldığı zaman hayati risk taşır. Bebeklerde görülen kafa travmalar sonucunda epileptik nöbetler, gelişme geriliği, felç kalma, cildinde morluk oluşması gibi ciddi boyutta ki rahatsızlıklara yol açabilir. O yüzden bebeklerin kafasına oldukça dikkat edilmelidir. 

Bebeklerde kafa travması sonucunda gözlerinde kaymada oluşabilir. Bu kayma travma şiddetli ise kalıcı olan gözlerde kalabilir. Göz kayması görüldüğü zaman hemen doktora başvurulmalı ve tedavi altına alınmalıdır. Kafa travması sonrasında şiddetli kusmalara görülebilir. Kusması kafa travmasının şiddetini azaltır. Kafa travması sonrasında kusma, bilinç kaybı ve hareketlerde anormallik görüldüğü zaman travma ciddi bir boyutta olduğu tespit edilir. Bu gibi durumda bebeğin dilinin içerisinde kaçamamasını engellemek lazım. Hemen bebeğin başı öne doğru tutularak dilin kaçması engellenir.

Bebeklerde Kafa Travması
Kafa travması sonucunda beyin kanaması görülüyorsa ise bebeğin hayatı ölüm ile sonuçlanabilir. O yüzden erken teşhis yapılmalıdır. Ve kontrol altında tutulmalıdır. Bebeklerde görülen kafa travmasının evde bir tedavisi yoktur dur. Hayati risk taşıyan bir durum olduğun için doktora başvurulmalıdır ve doktor kontrolü altında tedavi edilmelidir. Bebeklerin kafa yapısı gelişmediği için ameliyat çok önerilmez.

]]>
Akustik Travma https://www.travma.gen.tr/akustik-travma.html Thu, 06 Dec 2018 18:15:30 +0000 Akustik Travma, Akustik travma rahatsızlığı iç kulakta sıklık oldukça yüksek desibeli olan bir gürültüye maruz kalma sebebi ile oluşan bir hasardır. Bu oluşan hasar bir defa oldukça yüksek sese yada daha uzun bir süre boyunc Akustik Travma, Akustik travma rahatsızlığı iç kulakta sıklık oldukça yüksek desibeli olan bir gürültüye maruz kalma sebebi ile oluşan bir hasardır. Bu oluşan hasar bir defa oldukça yüksek sese yada daha uzun bir süre boyunca daha düşük desibeli olan bir sese maruz kalma ile ilişkili olmaktadır. Geçirilen bazı kafa travmalarında eğer kulak zarı patlar ise yada iç kulakta başka bir hasar oluşmuş ise akustik travmaya neden olur. Kulak zarı iç ile orta kulağı korumaktadır. Ayrıca sinyalleri beyne küçük titreşimler yayarak iletmektedir. Akustik geçirilen travma bu titreşimlerin ele alındığı şekle zarar vererek işitme kaybına sebep olur. İç kulağa gitmekte olan ses doktorların bazen bir eşik kayması ismi verdikleri duruma yol açmaktadır. Bu durumda işitme kaybını tetiklemektedir. 

Akustik Travma Tipleri 

Doktorunuz belirtilerinizi eğer akustik travmaya işaret ettiğini düşünür ise yaralanma ile oluşmuş travma ile oldukça yüksek seslere maruz kalma yolu ile oluşan travmayı ayırt etmeye çalışır. Fraklı tipte ki akustik travma dereceleri farklı tedavi yöntemleri de gerektirir. 

Akustik Travma Riskleri 
  • Aşağıda belirtilen tiplerde durumları yaşayan kişilerin akustik travma riski daha da yüksektir. 
  • Kulaklık gibi uygun ekipman olmadan silah patlaması yada başka aşırı yüksek sesler yaşayan kişiler
  • Yüksek sesli endüstriyel ekipmanın uzun zaman çalıştığı bir işte çalışan kişiler
  • Devamlı yüksek desibelli olan müzik etkinliklerine giden yada sürekli müzik konserlerine giden kişiler
  • Silah atış poligonları kullanan kişiler
  • Oldukça yüksek desibelli seslerin uzun zaman devam ettiği ortamlarda çalışan yada yaşayan kişiler 
Spesifik riskler bakımından devamlı olarak seksen beş desibel sese maruz kalan kişiler akustik travma için en fazla risk altında olanlardır. Doktorunuz normal günlük seslerin desibel aralıkları için bir tahmin sağlar. Mesela küçük bir motor için doksan desibel civarı tahmin edilir ve böylece günlük yaşamınızda karşılaştığınız hangi seslerin sizi akustik travma ile işitme kaybı bakımından daha yüksek risk altına girildiğini değerlendirebilirsiniz. 

Akustik Travma Belirtileri

Akustik travmanın en büyük belirtisi işitme kaybıdır. Doktorlar birçok durumda kişilerin önce yüksek frekanslı sesleri duymakta oldukça zorlandıklarını belirtirler. Daha düşük frekanslı olan seslerde zorluk daha sonra oluşmaktadır. Uzmanlar farklı ses frekanslarına yanıtı test ederek akustik travmanın kapsamını değerlendirirler. Akustik travmanın başlangıcını işaret eden en önemli belirtilerden birisi de tinnittustur. Tinnitus rahatsızlığı kulakta bir çınlama yada vızıldama sesine sebep olan bir yaralanma türüdür. Hafif ve orta derecede tinnitusu olan kişiler sıklıkla bu durumu sessiz bir ortamda fark etmektedirler. Tinnitusun sebebi kan damarlarında farklılık, ilaç kullanımı yada başka etkenler olabilir. Ancak sıklıkla oldukça yüksek seslere maruz kalmanın sonucunda oluşan akustik travmanın öncüsüdür. Tinnitus kronik yada uzun süreli olabilir. Uzun süre tinnitus akustik travmadan şüphe edilmesi için iyi bir sebeptir.

Akustik Travma
Akustik Travma Tanısı

Akustik travmanın tanısını koyabilmek için doktorunuz size yaşamanızın değişik zamanlarında ne tür seslere maruz kaldığınızı sormaktadır. Doktorlar bazen de akustik travma bulgularını saptamak için de odyometri adı verilen bir test kullanmaktadırlar. Bu yapılan testte çeşitli yüksekliklerde ve farklı tonlarda sesler sağlanarak kişinin neyi duyu neyi duymadığını daha iyi belirlerler.

Akustik Travma Tedavisi

Kulak Koruma: Doktorunuz muhtemelen kulak tıkaçları ile başka işitme koruma cihazları kullanmanızı önerir. Kullanacağınız bu]]> Travma Sonrası Stres Bozukluğu https://www.travma.gen.tr/travma-sonrasi-stres-bozuklugu.html Fri, 07 Dec 2018 13:48:22 +0000 Travma Sonrası Stres Bozukluğu, Birçok kişi hayatının herhangi bir döneminde sevilen birinin kaybı, ölüm, ciddi hastalıklar, kazalar, doğal afet veya darbe gibi travmatik olaylar ile karşılaşmış veya yaşamıştır. Zam Travma Sonrası Stres Bozukluğu, Birçok kişi hayatının herhangi bir döneminde sevilen birinin kaybı, ölüm, ciddi hastalıklar, kazalar, doğal afet veya darbe gibi travmatik olaylar ile karşılaşmış veya yaşamıştır. Zaman içerisinde bu yas dönemi geçer, acı azalabilir ve hayat normal seyrine dönebilir. Çoğu insan bu travmatik olayları yardım almadan atlatabilir. Fakat bazı insanlar bu kadar şanslı olmayabilir. Bu travmatik olayların aylar hatta yıllar geçse bile üzerinden etkisini atamayabilirler. Travma sonrasında aşırı kaygı ve stres duymaya devam edebilir ve hatta depresyon geçirebilirler.

Kişiyi aşırı derecede korkutan, dehşetler içerisinde bırakan, çaresizlik yaratan çoğunlukla beklenmedik bir şekilde gerçekleşen olayların kişilerde meydana getirdiği psikolojik etkiler ruhsal travma olarak adlandırılabilir. Asıl olarak kişiyi üzüntü ve çaresizliğe sürükleyen birçok olay varken, bunların hepsi ruhsal travma olarak sayılmaz.

Peki Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nedir

Travma sonrası stres bozukluğu hastalığı post travma stres bozukluğu olarak da adlandırılabilir. İlk defa 1. Dünya Savaşı sonrasında tanınmaya başlanmıştır. Özellikle Vietnam’dan dönen Amerikalı birçok askerde bu durumun görülmesi doktorları harekete geçirerek ayrıntılı şekilde araştırılmasına neden olmuştur. Bu sayede çoğu filme ve kitaba olan Travma Sonrası Stres Bozukluğu, psikiyatrik bir hastalık olarak literatürlere resmi olarak geçmiş oldu.

Travmalar insanlarda yoğun olarak karamsar duygulara sebep olurlar. Bir çok insanın yaşanılan olay ne olursa olsun travma sonrasında korku, çaresizlik, mutsuzluk, uykusuzluk çekmesi, kaygı duyması normal görülmektedir. Fakat bu belirtiler birkaç gün, birkaç haftaya veya en fazla birkaç aya kadar yardım görmeye gerek duymadan kendiliğinden geçmektedir. Travma Sonrası Stres Bozukluğunda ise bu belirtiler daha yoğun yaşanmakta ve hatta yıllarca devam etmektedir. Bazen olayın üzerinden haftalar geçtikten sonra belirtiler başlayabilir. Örnek vermek olursa, 2. Dünya Savaşı’nda gazi olan ve şuanda 80 yaşında olan bazı kişilerde bile hala Travma Sonrası Stres Bozukluğu etkileri devam etmektedir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Neden Olur

  •  Savaşlar,
  • Doğal Afetler,
  • Darbe
  • Saldırılar
  • İşkenceler
  • Tecavüz veya taciz
  • Kazalar
  • Aile içerisinde şiddet görmek
  • Çocukluk çağında yaşanan taciz veya tecavüzler
  • Sevilen kişilerin kayıpları, ölümleri
  • Ciddi ve/veya ölümcül hastalıklar

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirtileri

  • Travma Anını Tekrar Yaşama, Hatırlama (Flashback): Travma yaşayan kişi, travma sonrası stres bozukluğu yaşıyor ise, olay anını tekrar yaşama, olay ile alakalı görüntülerin veya seslerin göz önüne gelmesi, duyulması oldukça sık görülmektedir. Herhangi tetikleyici bir durumun olmamasına karşın, anılar zihne gelebilir. Bu durum genellikle kişide ajitasyon, çarpıntı, nefes darlığı, titreme gibi durumları beraberinde getirir. Kişi bazen durumu öylesine gerçekçi yaşayabilir ki, halüsinasyon görebilir, hayaliyle konuşabilir hatta herhangi bir sarsıntı olmamasına karşın deprem oluyormuş gibi hissedebilir.
  • Kaçınma: Travma Sonrası Stres Bozukluğu yaşayan kişi, yaşadığı travmayı hatırlatan, yer, kişiler, durumlar ve hatta duygu ve düşüncelerden en mümkün olduğu şekilde kaçınmaya çalışır. Olayı hatırlamak kişiye büyük bir acı verdiğinden, olayı hatırlatan yerlerden uzak durur, bu konulardan bahsetmez. Bazen ise yaşadıklarını kimsenin anlayamayacağı düşüncesi ile insanlardan uzakaşma da görülebilir. Birey, bu olayı yaşamamış olan kişilerden uzak durmaya çalışır. Duygularında körelme meydana gelir, sevinç ve üzüntü gibi duyguları hissedemeyebilirler.
  • Aşırı Uyarılma: Travmadan etkilenen kişiler, kendilerini sürekli diken üzerindeymiş gibi hissedeb]]> Travma Psikolojisi https://www.travma.gen.tr/travma-psikolojisi.html Sat, 08 Dec 2018 08:03:48 +0000 Travma psikolojisi, üzüntü, öfke, suçluluk hissi gibi kişiyi kötü hissettiren umutsuzluğa sürükleyen, korku ve çaresizlik gibi duyguları bünyesinde barındıran bir kavramdır. Bütün bu tetikleyici sebeplerin etkisiyle birey ke Travma psikolojisi, üzüntü, öfke, suçluluk hissi gibi kişiyi kötü hissettiren umutsuzluğa sürükleyen, korku ve çaresizlik gibi duyguları bünyesinde barındıran bir kavramdır. Bütün bu tetikleyici sebeplerin etkisiyle birey kendini olduğu karakterin dışında biriymiş gibi hissetmeye başlar. Geçmişte yaşadığı üzüntüler zihninde daha çok belirir. Kayıplarının acısını daha derinden hissetmeye başladığı bir dönem içerisindedir. Bütün bunların başlangıcına dönelim ve bir kaç kavramı açıklamaya çalışalım.

    Travma nedir
    Fiziksel bütünlüğümüzü yani vücudumuzdaki herhangi bir organın işleyişini tehdit eden her türlü olay ve psikolojik yapımızı ciddi anlamda zarara sokacak herhangi bir etmen travma adını alır. Travmalar, geçmișimizdeki anılardan ve gelecek üzerine kurduğumuz hayallerimizden bizleri belirli bir süreliğine çekip alır. Zaman kavramı, zihinlerimizde her zamanki anlamını yitirir. Her insanın kendini güvende hissetmek amacıyla bağlı olduğu şeyler vardır. Travma o denli hazırlıksız yakalar ki insanı, bu sırtını dayadığı bütün önemli değerlerin hepsinin yıkılması gibi derin bir etki bırakır. Asla önlenemez bir zarar görme durumu gibidir. Boşanma süreçlerinde çiftler travma yaşayabilirler. Aniden işsiz kaldığınızda ciddi travmalar yaşayabilirsiniz. Tecavüz mağdurları, aile içi şiddete maruz kalan bireyler, çeşitli kazalar sonucu sakatlanan kişiler travma geçirme olasılığı yüksek bireylerdir. Bu tip durumlarda müdahale eden sağlık çalışanları, polisler, şahsın arkadaş çevresi ya da aile bireyleri de travma psikolojisini birebir yaşayabilirler. Psikososyal problemleri olan bireyler, kronik bir hastalığı olan kişiler, aile problemleri olanlar, yakın zamanda ciddi kayıp yaşayanlar, sosyal yönden zayıf olanlar travma psikolojisini en ağır şekilde yaşama riskine sahiptirler.

    Travmaların çocuklardaki psikolojik etkileri nelerdir

    Travma psikolojisi çocuklarda endişe ve korku şeklinde gözlemlenir. Korku aslında insanlar için bir tehdit unsuru karşısında gösterilebilecek en normal tepkidir. çocuklar olayın bütünündeki olası zararları tahmin edemeyebilirler. Onları korku konusunda tetikleyen şey, aynı olayların yeniden tekrar edebilme olasılığıdır. Çocuklarda hayal gücünün de ne kadar etkin olduğunu göz önüne alacak olursak onların travma psikolojisi içerisinde ne tür tepkiler verebileceklerini az çok kestirebiliriz. Var olan gerçek olay her ne kadar çocuğun psikolojisini etkilemiş olsa da, onun hayal gücü ile olaya ve sonrasına kattıkları sayesinde, zaten yeterince kötü olan durum daha da kötüleşerek işin içinden çıkılmaz hale gelebilir. Bu tip bir durumda mutlaka bir uzman desteği alınmalıdır.

    Yetişkinlerde travma psikolojisi ne tür etkiler bırakır

    Travma psikolojisi içerisindeki insanlar, çoğu zaman yaşadıkları olayın gerçekten olduğuna inanmak istemezler. Zihinlerinde sık sık bu yaşadıkları kötü durumu reddetme söz konusudur. Bir konuda sabit şekilde düşünemezler ve sonuca varamazlar. Ciddi bir dikkat bozukluğu yaşamaktadırlar. Unutkanlık gayet sıradan bir durum gibidir. Nadiren de olsa intihara meyil gösteren bireyler rapor edilmiştir. Bu tip bireyler genellikle yaşadıkları travma psikolojisi nedeniyle herşeyin kötü olacağına dair kendilerini istemsiz ikna ederler. Çünkü her ne kadar inkar etmeye çalışsalar da bazı bireyler yaşadıkları travmanın bazı anlarını zihinlerinde tekrar tekrar canlandırarak yeniden yaşarlar. Bu ciddi karamsarlık onları özgüvensiz bir birey haline getirebilir. 

    Travma Psikolojisi
    Travma psikolojisinin bedensel etkileri nelerdir

    Travma psikolojisi bireyin vücudu ile ilgili bir çok şikayeti de tetikler. Bu bireylerin bir çoğu gürültüye karşı aşırı hassas davranabilirler. Büyük bir yüzdelik kısım ise sindirim sistemi şika]]> Göğüs Travmaları https://www.travma.gen.tr/gogus-travmalari.html Sat, 08 Dec 2018 08:23:59 +0000 Göğüs travmaları, travmatoloji açısından oldukça önemli bir vaka olup, delici nitelikteki cisimlerle veya künt travma sonucu meydana gelmektedir. Travma kelime anlamı olarak, dıştan mekanik bir etki sonucuyla oluşan ve bir or Göğüs travmaları, travmatoloji açısından oldukça önemli bir vaka olup, delici nitelikteki cisimlerle veya künt travma sonucu meydana gelmektedir. Travma kelime anlamı olarak, dıştan mekanik bir etki sonucuyla oluşan ve bir organın ya da bir dokunun yapısını ya da şeklini bozan lokal yara. Göğüs bölgesinde yaralanma meydana geldiğinde kişiyi hayati tehlikeye sokacak damar yaralanması ve iç organlar nedeniyle kanamalar, pnomotoraks, hemotoraks, hemoperikardium oluşabilir. Kesici ve delici alet, mermi çekirdeği, bomba şarapneli ve saçma tanesi gibi göğse dışarıdan müdahale şeklinde olan cisimlerle oluşan göğüs bölgesindeki travmalar aynı zamanda künt travmalar neticesinde meydana gelen kapalı göğüs travmaları şeklinde de olabilmektedir. 

    Açık Göğüs Travmaları: 

    Açık göğüs travmalarında göğüs dışından göğüs içine giren cisim yüzünden göğüs duvarının bütünlüğü dejenere olur. Bu durumda göğüs boşluğu ile dış ortam birleşmiş olur. Bu birleşmenin dış etki nedeniyle meydana gelmesi travmaya neden olan cismin niceliğine göre kıkırdak dokular, kalp, kostalar, interkostal damarlar yaralanabilir. Kalp travmalarında iç kanama olabilir ve perikarttaki delik küçükse perikardiak tamponat neticesinde ölüm meydana gelir. Ateşli silah yaralanmalarında ise merminin enerjisi aşırı yüksek ise kalp içindeki kanın hidrostatik basıncı tüm bölgeye eşit olarak yayılmasıyla kalp tamamen parçalanabilir. 

    Kapalı göğüs travmaları:

    Kapalı göğüs travmalarından bahsedilmek için dış ortam ile göğüs iç ortamının temasını oluşturan bir yaralanmanın söz konusu olmaması gerekir. Bu tür travmalarda göğüs iç organlarında yaralanma olabilir. Kapalı göğüs travmaları göğse direk etkiyle veya indirek etkiyle olabilir.

    a) Kot ve sternum kırıkları: Kotlar çeşitli yollardan kırılabilir. Bu durum şu hallerde gerçekleşebilir.

    • bölgesel bir kuvvetin direk müdahalesi ile
    • kuvvetin direk etkidiği bölgede
    • indirek olarak kuvvet etkisi ile değişik noktalardan kırılabilir. 
    Direk etki sonucu oluşan kot kırıklarında bir veya birden fazla kot kırılır. Etki eden kuvvetin etki gücü yüksek olması halinde ise kırık kot uçları iç tarafa yönelerek AC, kalp ve büyük damar travmasına yol açar. Genel itibari ile  üst kot kırıkları göğüs damarları, alt kot kırıkları ise diyaframa ve batın organlarının yara almasına neden olur. 

    b) Kalp Travmaları: Kalp ve büyük damarlarda yaralanma yaşandığında kapalı göğüs travması görülür. Aşırı derecede yüksek indirek travmalarda büyük damarlarda kopmalar gözlenir. Perikartda toplanan 300-500 cc kan ölüme sebebiyet teşkil eder. 

    c) Büyük Damar Travmaları:  Büyük damar yaralanması travmalarında  direk veya indirek her iki şekilde de kalbe giren ve kalpten çıkan büyük damarlar yara alabilir. Gerilme, hidrostatik basınç veya lasarasyon nedeniyle indirek yaralanmalarda travma olmaktadır. Aort damarı en sık yaralanan damardır. Hikayeyi şöyle tanımlamak mümkündür. Göğse ön taraftan gelen lokal travma ile kalp arkaya doğru itilir. Aort bu esnada kalbe dahil olduğu çevrenin üzerinden transvers şeklinde yırtılır. Bu durumla çok sık karşılaşılmaz. Özellikle kalbe giriş çıkış yapan büyük damarlar arasında nadiren görülür. Kalpten çıktığı yer, bunun biraz üstü ve arcus aort' unın başladığı yerde inen aort indirek travmalarda aortun en fazla zarar gördüğü yer olarak ifade edilir. Travma geçiren bu bölgenin bu şekilde lokalize olması bu alandaki ligamentlerin biyolojik yapısı ile  ilişkilidir.

    Göğüs Travmaları

    Travmatik asfiksi kapalı göğüs travmaları noktasında yüksek öneme sahip bir travmadır. Burada ortaya çıkan basınç artışı ile kapiller venlerde yırtıklar meydana gelmeye başlar.  Boyunda, omuzlarda, yüzde, sırtta kısım kısım peteşial kanamalar gözlenir. Bu esnada konjuktiva ve beyin damarlarında da bu peteşial kanamalar  görülür. Bu oluşumlar sonucu ortaya çıkan görünüme zenci başı görünümü adı verilir. 

    Kafa Travması Sonrası https://www.travma.gen.tr/kafa-travmasi-sonrasi.html Sun, 09 Dec 2018 02:59:37 +0000 Kafa Travması Sonrası; olabilecek tehlikeli bir durum ihtimaline karşın bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir. Kafa  travması; düşme ya da bir cisme çarpma sonrası başta meydana gelen hasardır. Kafa travmasında ki has Kafa Travması Sonrası; olabilecek tehlikeli bir durum ihtimaline karşın bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir. Kafa  travması; düşme ya da bir cisme çarpma sonrası başta meydana gelen hasardır. Kafa travmasında ki hasar, çarpma veya düşmenin şiddetine göre değişiklik gösterir. Kafadaki hasar; her zaman beyine zarar verebilecek kadar şiddetli olmayabilir.
     
    Kafa Travması Belirtileri:

    Kafaya çok hafif bir darbe gelse bile, çok ağrı yapabilir. Yüzün ve kafanın derisi vücuttaki diğer bölgelerde bulunan derilere göre daha naiftir. Kafanın derisinde kan damarları çok fazla bulunduğundan küçük bir kesmede dahi büyük miktarlarda kanama olabilir.. Kafaya alınan darbeden bir kesik oluşsa dahi, cildin altına toplanan kan ile bölgede şişliğe neden olur. Bu durum çok tehlikeli değildir, bir kaç gün içinde tamamen kaybolabilir.
     
    Kafa Travmasında Tehlike İşareti Veren Belirtiler:
    • Kaza geçirilen anı, önce ve sonrasını hatırlamada zorluk çekmek,
    • Hafıza kaybı, yada bilinçte bulanıklık,
    • Uyuklama hali, uyanamama,
    • Etrafı bulanık görme, cisimleri tam kavrayamama
    • Bebeklerin, etrafa olan ilginin azalması,
    • Kasılmalar, herhangi bir bölgede hissizlik ve inme olması,
    • Denge kaybı yaşanması, başının dönmesi, çok fazla baş ağrısı çekmesi,
    • Kulak yada burundan saydam su gelmesi, kulaktan kan gelmesi.
    Eğer sizin yada çevrenizde bulunan birinin kafasına gelen bir darbe ile yukarıda bulunan durumlardan bir veya birkaçı ile ilgili şikâyet yaşanırsa, hemen en yakın bir hastaneye gidilmesi gerekir.
      
    Kafa Travmasında Teşhis Nasıl Yapılır

    Acil servis doktoruna, kazanın yaşandığı zamanı, yeri, türü ve şiddeti ile ilgili bilgiler verilir. Doktor kazazedenin verdiği bilgiler doğrultusunda muayene eder, gerekirse darbe gelen veya gelmesi muhtemel olabilecek vücut bölgelerinin röntgen filmini veya farklı işlemlerini isteyip, hastayı belli bir müddet gözlem altında tutacaktır.
     
    Kafa Travma Sonrasında Tedavi Nasıl Yapılır

    Eğer kafada uzun yada derin bir kesik olmuşsa yaradaki kesiğin dikilmesi gerekebilir. Aspirin türü ilaçlar, yaradaki kanamayı arttıracağından kullanılmamalıdır. Diğer yönden güçlü ağrı kesici ilaçlarda uyku getireceği sebebiyle hastayı ve doktoru yanıltabildiğinden, bu ilaçlarında kullanılması sakıncalıdır.

    Kafa Travması Sonrası
    Kafa Travmasında Hastaneden Çıktıktan Sonra;

    Hafif kafa travmalarında, birkaç saat baş ağrısı sürebilir, daha sonra bu ağrı geçecektir. Darbeden dolayı şişlik ya da morarma oluşmuşsa bunların tamamının iyileşme süresi birkaç haftayı alabilir. Darbe alan bölgede kesik oluşmuş ve bu kesikler dikilmiş ise, dikilen yere 2 gün süreyle pansuman yapılır, doktorun tavsiyesine göre 7 gün bekledikten sonra dikişler alınabilir. Doktor aksini söylemediği sürece, darbeden en az 24 saat sonra banyo yapılabilir.
    ]]>
    Kafa Travması https://www.travma.gen.tr/kafa-travmasi.html Sun, 09 Dec 2018 10:14:25 +0000 Kafa Travması, Kafa travması günlük hayatımızda sıkça karşılaştığımız bir durumdur. Kafa travmasında erken teşhisin önemi çoktur travmanın vücuda vereceği zararların önlenmesi önlenir veya en aza indirilebilir. Kafa Travması, Kafa travması günlük hayatımızda sıkça karşılaştığımız bir durumdur. Kafa travmasında erken teşhisin önemi çoktur travmanın vücuda vereceği zararların önlenmesi önlenir veya en aza indirilebilir. Aksi taktirde vücutta geriye dönülmeyen hasarlar bırakabilir. Kafa travması kafatası, beyin, kafa derisi ve başın iç kısmında yatan doku, kan damarlarının darbe alması, yaralanması gibi geniş bir alanı ifade etmektedir.

    Kafada travması belirtisi: Kafa, yüz derileri vücudun diğer yerlerin derisine göre daha hassastır. Kafa derisinde çok fazla kan damarlarının bulunması nedeniyle kafaya gelen bir ufak darbede meydana gelen küçük bir kesik çok büyük kanamaya neden olabilir. Kanama sonunda kafa derisinin altına kan toplanabilir şişebilir bu durum çok tehlike arz etmez zaman içerisinde geçebilir. Fakat daha derin kafatası içinde alınan darbeler tehlike arz edebilir, travmaya neden olabilir.

    • Kafaya alınan darbe sonunda alınan darbeden öncesini ve sonrasını hatırlamakta zorluk çekmek.
    • Uyku hali olur uykuda uyanması zorlaşır.
    • Etrafı iyi göremez görme bozukluğu yasar.
    • Denge kaybı, baş dönmesi ve baş ağrısı görülür.
    • Kulaklarda, burunda kanama veya sıvı gelir.
    • Bulantı ve kusma görülür.
    • Kafa travmasında bu belirtiler görüldüğü an hiç vakit geçirmeden mutlaka bir sağlık kuruluşunda hekime gösterilmelidir.

    Kafa travması neden ciddiye alınmalı: Kafa travmasında kafa tasında  kırıklar meydana gelmiş olabilir.

    Kafa tasında meydana gelen kırıkların göz çevresine kadar gelmesi göz çanağına ve göz organlarına zarar verir ve sonucu görme kaybına neden olur. Ve buna bağlı kulak çevresine kadar gelen kırıklar kulağa zarar verir işitme kaybı olur.

    Kafaya alınan darbede kafa tasında çökme meydana gelirse bu çökmenin etkisi kırıkların beyne zarar verebilir bunun için ameliyat edilip kırıkların kaldırılması gerekir. Bu kafatası kırık çok parçalı ve yerine konmayacak şekilde ise kemik unuyla yapılan kapak veya metal kapak yapılması gerekebilir.

    Kafa Travması

    Kafatası kırıkları ameliyatında kafatası tamamen açıldığı için beyin zarları açığa çıkmış olacaktır. Açıkta kalan beyin zarı mikrop kapabilir ve bu durumdan dolayı menenjit hastalığına yakalanma riski artar her an menenjit olabilir. Bu nedenden dolayı kafatası travmalarının her çeşidi çok önemlidir.

    Kafatası travmasında en tehlikeli olanı beynin hasar alması travma nedeni ile beyin ne kadar zarar gördüğü belirlenir. Kafatası travması miktarına göre beyin zarı arasında kanamaya neden olur veya beyin içerisinde bulunan damarların yırtılması beyin kanamasına neden olur.

    Travma sonu beyinde ödem olması: Travmadan sonra en sık görülen rahatsızlık beyin ödemidir. Ödem alınan darbe sonu hücrelerin veya ince damarların yaralanması beyin hücreleri arasında boşluk kalmayacak şekilde sıvı toplar ve ödem olur bu durum beyin için çok tehlikeli bir durum olur. Bütün vücudu beyin yönettiği için beyin içindeki ödem şişmesi yaşamsal hücrelerin sıkışıp zarar görmesine neden olur. Bu durum yaşamsal fonksiyonları etkiler.

    ]]>
    Travma Terapisi https://www.travma.gen.tr/travma-terapisi.html Sun, 09 Dec 2018 17:11:23 +0000 Travma Terapisi, kişinin ruhsal ve bedensel açıdan önemli ve ekili bir olay sonrası yaşadığı stresli ve depresyonlu ruh haline travma adı verilmektedir. Kişi bu olaydan sonra sürekli olarak olayın etkisi altında kalmıştır. Tra Travma Terapisi, kişinin ruhsal ve bedensel açıdan önemli ve ekili bir olay sonrası yaşadığı stresli ve depresyonlu ruh haline travma adı verilmektedir. Kişi bu olaydan sonra sürekli olarak olayın etkisi altında kalmıştır. Travma sonrası kişi kafasında canlanan anıları dışarı atmak ister. Travma, tamamen dış bağlantılar ile ilgilidir. Kişi gözünde canlanan anılara bir tepki gösteremez ve çözüme kavuşturamaz. Travma semptomları olaydan hemen sonra görülebileceği gibi olaydan uzun süre sonra da ortaya çıkabilir. Ayrıca bu semptomlar hiçbir şeyden zevk alamama, uyuşukluk, intihar ve ölüm düşüncesi ve kendini değersiz hissetme şekillerinde de ortaya çıkabilmektedir. Duygusal beyni yani alt beyni ve bedeni oldukça kötü etkileyen travmaların şiddeti arttıkça onları kontrol etmek güçleşir. İşte bu nedenle kişi travma terapisine ihtiyaç duyar. 
    En önemli terapi yöntemlerinden biri de EMDR (Eye Movement Desensitization and Reprocessing) yöntemidir. Bu terapi ile duygusal beyine ulaşabilir ve böylece hastanın kafasını meşgul eden görüntülerin tedavi edilmesini sağlar. EMDR yöntemi, göz hareketleri ile duyarsızlaştırma ve ve yeniden işleme olarak adlandırılabilir. Bu tedavi yöntemi Francine Shapiro bir kır gezintisinde keşfetmiştir. Bu gezinti sırasında Shapiro aklına takılan bir sorun hakkında düşünmekteydi. Bir süre yürüdükten sonra Shapiro sıkıntısının azaldığını hissetmiştir. Bunun nasıl olabileceğini düşünürken yürüyüş sırasında sağa sola bakışlarını hareket ettirdiğini hatırlamış ve bu etkiyi denekler üzerinde denemiştir. Bu terapi yönteminde ilk evrede sorun olan konuyu canlandırılır ve son evrede ise bu sorun yerine düzeltilmiş yeni davranışların eklenmesidir. 

    Travma terapisinde göz hareketlerinin etkisi nedir

    Yaşantıların anıları zihne yansıyabilir ve kolayca asimile dilebilir. Yaşantı söz dökülebilir, anlam kazanır ve diğer geçmiş hikayeler ile sentezlenir. Ancak travma sonrası bilgi işlemesi biraz daha farklı şekilde oluşur. Travma sonrası bilgi işleme süreçlerinde olağanüstü bir değişme gösterir. Ve geçmiş yaşantılar ile birleştirilemez. Bu kişinin dışarıya açamadığı ve içinde bir kapalı kutuda kaldığı gibi olumsuz bir sile kapalı kalmasıdır. Ayrıca bu travma bozuklukları kişide artan uyarılmışlık, irritabilite ve bellek bozuklukları da meydana getirebilir. İşte bu durumlarda kullanılan göz hareketlerinin yeni yaşantıya ait değişmeleri sağ hemisferden sol hemisfere aktardığını söyleyebiliriz. Böylece anı sembolik ve esnek bir hal alır. Böylece anı için bir imaj bırakılır ve bu imaj bellek için gerekli detayları içerir. Sol hemisfer bilindiği gibi kişinin duygularını anlamlandırılmasına, sözlere dökebilme ve hikayelendirme özelliklerine sahiptir. Ayrıca kişinin yaşadıklarını anlamlandırması, zamanda yönelim de sol hemisferde gerçekleşir. İşte bu EMDR travma terapisi ile bu göz hareketleri kullanılarak kişinin kötü anısı yerine iyi, tutum ve davranışlar eklenerek travma tedavisi yapılabilir. 

    Travma terapisinde  EMDR kullanımı ile kişinin iyileşmesini sağlayan nedir

    Travma sonrası terapide kişinin iyileşmesini sağlayan şey kişinin farkındalığının artmasıdır. Bir gözlem süreci ile gelişen farkındalık, kişinin travma sonrası yaşanılan anıyı yorumlama ve davranışının çözümlemesini sağlar. Herkes yaşadığı olayları kendi bakış açısına göre yorumlar. EMDR tekniği ile kişinin yargılama, hayal etme, yorumlama gibi işlevlerinin ağırlıklı olarak verilmesi kişideki farkındalığı artırır. 

    Travma Terapisi
    Travma terapisinde EMDR nasıl kullanılır

    Doğal afet, büyük kazalar, savaş, taciz ve tecavüz gibi olaylar sırasında kişide travma görülebilir. Travma terapisinde genellikle psikoterapi ile birlikte kullanılan EMDR yöntemi, tek başına da kullanılabilmektedir. 8 aşamalı olan bu tedavinin başlangıcında ha]]> Yumuşak Doku Travması https://www.travma.gen.tr/yumusak-doku-travmasi.html Mon, 10 Dec 2018 07:05:54 +0000 Yumuşak doku travması; doku zedelenmesi denilince insanların aklına kemik yada yumuşak doku zedelenmesi gelir. Yumuşak dokular: deri, deri altı, kas dokuları, kas bağları ve tendonlardır. Dokularda herhangi bir darbe ya Yumuşak doku travması; doku zedelenmesi denilince insanların aklına kemik yada yumuşak doku zedelenmesi gelir. Yumuşak dokular: deri, deri altı, kas dokuları, kas bağları ve tendonlardır. Dokularda herhangi bir darbe yada zedelenme sonrası cilt altında yaralanmalar meydana gelebilir. Bununla beraber bu kaslar ve bağ dokuları zarar görebilir. 

    Deri ve deri altındaki darbeler sonrası oluşan kılcal damar kanamaları deri altında morluklara sebep olur. Bunlarda ödem oluşmasına sebep olur. Bu morluklar zaman içerisinde vücut tarafından emilir ve yok olur. Yüzeysel doku zedelenmeleri genellikle tehlike arz etmez. Herhangi bir tedavi gerekmeden zaman içerisinde kendi kendini onarır. Ama önemli derece doku zedelenmelerin de ise; kas ve bağ yırtığı gibi bunlar önemli durumlardır ve zamanında tedavi edilmediği taktirde kalıcı hasarlar bırakabilir. Yumuşak doku travmasında kanamaları ve şişkinlikleri en aza indirebilmek için ilk müdahale bir torba içerisine konulmuş buzu deriye temas etmeyecek şekilde bölgeye uygulamaktır. Yumuşak doku travması önemli sağlık problemlerine sebep olabilir. Bunun için yumuşak doku travması doktor kontrolünde iyi bir şekilde tedavi edilmelidir. 

    Vakanın şiddetine göre yumuşak doku travması;

    • Hafif zedelenmeler: Bazı lifler yırtılmış olabilir. Bölgenin şişmesi ve ağrılar kendini belli eder. Fazla bir fonksiyon ve kuvvet kaybı görünmez.
    • Orta şiddetli zedelenmeler: Bir çok lif yırtılmış olabilir. Ağrı ve şişkinliklerle beraber fonksiyon kaybı görülür.
    • Şiddetli zedelenmeler: Yumuşak doku tamamen zedelenmiş yada hasar görmüştür. Cerrahi müdahale gerekebilir.

    Yumuşak doku travması iki tiptir. Bunlar;

    • Akut yumuşak doku travması: Bu tür travma kendini o bölgede şişme, duyarlılık, uyuşma, renk değişimi gibi kendini belli eder. 1-6 haftadan arası süren travmalardır. Aile ve çevresel faktörler gibi bir çok neden ve sebepleri mevcuttur. Yumuşak doku travması kişiden kişiye farklı şiddette ve sıklıkta ortaya çıkabilir. 
    • Kronik yumuşak doku travması: Bu tür travmalarda ise sık sık tekrarlama ihtimali olduğundan dolayı hastanın ani hareketlerden kaçınıp dikkatli olması gerekir. 

    Yumuşak Doku Travması

    Yumuşak doku travması tedavileri ise;

    • Buz uygulaması: İlk üç gün en az 20 dakikalık 2-3 saatte bir olacak aralarla uygulanır.
    • Elastik bandajla kompresyon: Şiş olan dokunu çevresini çapraz saracak şekilde sargı ile sarılarak kompresyon uygulanmasıdır. Çok sıkı sarılmadan kan dolaşımına zarar vermemelidir.
    • Elevasyon: Travmaya uğrayan bölge kol yada bacakta ise o bölgeyi yukarı doğru kaldırmak ödem oluşmasını engellediği gibi geriletir.
    • Rehabilitasyona çabuk başlama: 24 saatten sonra izometrik ve eklem hareket açıklığı egzersizleri yapılır. İlerleyen günlerde ise ağrı geçtikten sonra güçlendirme hareketleri yapılır. 
    • Dinlenmek: Tedavinin önemli bir parçasıdır. Hafif hareketlerle ağrıyan bölgeyi tembelliğe alıştırmamak gerekir. Ağrısız bir şekilde yürüyene kadar koşu ve zıplama gibi eylemlerden kaçınılmalıdır. 
    • Ağrı kesiciler: Gerektiğinde yumuşak doku travmaları için reçetesiz satılan parasetamol veya ibuprofen içerikli ilaçlar ağrıyı dindirir. 
    • Sıcak uygulama: Kasların gevşemesini ve kan dolaşımının rahatlamasını sağlar. 

    Yumuşak doku travması ameliyatı ise;

    Genellikle ilaç ve diğer tedavi yöntemleri fayda vermediği zaman yumuşak doku travması ameliyatı yapılır. 

    ]]>
    Travma https://www.travma.gen.tr/travma.html Mon, 10 Dec 2018 19:54:02 +0000 Travma, kelimesi psikoloji ve tıp alanında çeşitli anlamlara gelebilen bir terimdir. Pek çoğu ciddi olan ve genellikle vücuttaki bir organın kopması gibi bedende hasar oluşturan, fizyolojik veya ruhsal yaralanmalara travma Travma, kelimesi psikoloji ve tıp alanında çeşitli anlamlara gelebilen bir terimdir. Pek çoğu ciddi olan ve genellikle vücuttaki bir organın kopması gibi bedende hasar oluşturan, fizyolojik veya ruhsal yaralanmalara travma denir. Yaşanan bir patlama sonucunda vücutta oluşan fizyolojik hasarlara patlama travması denilmektedir. Ağır bir nesne veya dışarıdan gerçekleşen saldırılar sonucu oluşan fiziksel hasar künt travma olarak adlandırılır. Herhangi bir şey nedeniyle delinmiş olan deri veya dokudaki fizyolojik hasara penetran travma denilir. Çoğunlukla  aşırı stres ve kaygı duymaya sebep olan ve yaşamı tehdit eden durumlarda ortaya çıkan ruhsal veya duygusal hasara psikolojik travma adı verilir. Yaşlılarda görülen travmalara geriatrik; çocuklarda görülen travmalara ise pediatrik travma adı verilir. Ayrıca stres düzeyini arttıran olaylara da travma adı verilmektedir. Fakat böyle bilinmesine karşın, travmanın asıl anlamı, ani ve beklenmedik bir şekilde oluşan, kişiye panik ve kaygı yaratan olayların geneline verilen isimdir.

    Travmatik Yaşantı Olarak Nelere Denilebilir

    Kişide eğer gerçek bir hayati tehditle karşılaştığı algısıyla başbaşaysa, fiziksel veya ruhsal bir zararla karşılaşmışsa ya da tanık olmuşsa, bu karşılaşma anında ise aşı korku, panik, kaygı hissetmişse bu durum travmatik bir yaşantı olarak adlandırılabilmektedir.

    Bu tür durumlarda genellikle kişide güveni kötüye kullanma, çaresizlik, acı, kafa bulanıklığı, veya kayıp gibi hisler uyanmaktadır. Bu fazlasıyla geniş olan travma teriminin içerisinde tek seferlik olaylar (kazalar, depremler, sel, ölümler, ameliyatlar) olduğu gibi, çoğunlukla tekrardan süregelen olaylarda (istismarlar, tecavüz veya tacizler, savaşlar, şiddete dayalı aile vs.) olabilmektedir.

    Travma

    Travma Tedavisi Nasıl Olmalıdır

    Aslında travma  yaşayan her insanın tedavi olması gerekmez. Normal olan durum, zaman geçtikçe aile, arkadaş ve çevrenin etkisiyle travmanın etkilerinin aşılmasıdır. Fakat bazen herkes için bu durum aynı olmayabilir. Eğer travma yaşayan bir kimsenin yaşam düzeni bozulmaya başladıysa, iş gücü kayıpları meydana geldiyse, beraberinde depresyon görülmeye başlandıysa ve kişi hayatını devam ettiremeyecek duruma kadar ulaştı ise profesyonel  psikolog veya psikiyatr yardımı almak gereklidir.

    Travma Tedavi Yolları Nelerdir

    • Bilişsel-davranışçı terapi
    • Maruz kalma terapisi
    • EMDR terapisi
    • Travmaya eşlik eden depresyon var ise antidepresan tedavisi görülmesi gerekir.
    • Eğer gerek görülürse hastaneye yatış yapılabilir.

    ]]>